şevket abi;

yeni insanlarla tanışmak yaramıyor bana be şevket abi. hem beceremiyorum da ben o işi. oldu diyorum dengeyi tutturdum artık, çeviriyorum pedalları hızlı hızlı. sonra. sonrası malum şevket abi. taş duvar kafa göz. allah biliyor ya bana benden başkasının hayrı da dokunmuyor zaten. tutup kaldıranın da kendine göre hesapları oluyor. bu insan denen -sözüm ona- en yüce varlık olan mahlukat, kendini ne sanıyor şevket abi? kocaman iri dallı bir çınar ağacı mı? öyle olmalı. gölgesinde serinletebileceği bir şeylerin arayışında değil mi herkes. yalansa yalan de şevket abi. sen misal, n'apıyorsan yine kendi kendine. hem hâşâ bizim ne haddimize yanlış yapan insanı eğitmek ki kuru dallı çınarlar gibi devrilmediler mi böyle yapan ahmaklar. insan. hata yapar şevket abi. insan. insansa hata yapar. azıcık insafı olan da hatayı unutuverir hemen sabahına. ama yok. içim sıkılıyor be şevket abi. kendim kendime fazla geliyorum herhalde bugünlerde. kaçıp gidesim var abiciğim. nere desen, neresini bilmem. hep bir kaçıp gitme arzusu, bilmem neyden. kuduz bir it gibi insanlara saldıracağım ulan en son! kusura bakma şevket abi, sigarayı bırakalı 1 hafta oldu. tutamıyorum kendimi bazen. bazen delirecek gibi oluyorum da bir bakıyorum etraf zaten deli divane. almış başımızı gidiyoruz.
belim ağrıyor iki haftadır şevket abi. doktor da n'apsın merhem sür dedi yolladı. ben galiba, acılarımı taşıyamıyorum bundan böyle. iki büklüm geziyorum iki hafta oldu. uyku da vermiyor ki bu meret adama.
acılar ağrı verir, değil mi abi. en önce bunu öğrenmek lazım gelir. birde aşık olmak lazım gelir, o durumda dünya güzelleşir. vallahi dünya bir güzel güzelleşir ki gözüme. allah be! dedirtir.

abim, şevket abim.
sen söyle he. büyütme be şu dünyayı gözünde güzelim de.
büyütme bak, de. şu elimde tuttuğum toprak var ya budur işte senin anan da babanda budur, de bana.

büyük muhtacım bu aralar yazmaya.
yazarım belki ara ara sana. yazayım mı?

seni bu muhtaçlıkla selamlıyorum şevket abi.
allah'a emanet.



Hiç yorum yok: